AnaSayfa / Hastalar İçin / İç Hastalıkları - Dahiliye / DÜŞÜK TANSİYON MU TANSİYON DÜŞMESİ Mİ

DÜŞÜK TANSİYON MU TANSİYON DÜŞMESİ Mİ

Yaşamamız için tansiyonumuzun olması lazım ama kaç olmalı. Yükselse de sorun düşse de. Biraz da düşük tansiyondan bahsetmek istiyorum. Öncelikle iki kavramı birbirinden ayırmalıyız. Düşük tansiyon ve tansiyon düşmesi.

Düşük tansiyon halsizliğin önemli nedenlerinden birisi. Kan basıncının 90/60 mmHg’dan düşük olması düşük tansiyon olarak kabul edilir. Kan basıncı düşüklüğü halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi gibi belirtilere neden olabilir, ancak birçok kişi kan basıncı 70/40 mmHg bile olsa hiçbir şey hissetmeyebilir. Tansiyon düşüklüğüne birçok hastalık yol açabilir, örneğin kansızlık, kalp hastalığı, hormonal hastalıklar, nörolojik hastalıklar, ilaçlar.  Bir neden bulunmaz ise tedavi genellikle rahatlatıcı, yani belirtileri önlemeye yöneliktir, düzenli ve sağlıklı beslenmenin önemi büyüktür. Tansiyon düşüklüğü eğer bayılmaya neden oluyorsa ayrıntılı inceleme gerekir. Yaşla birlikte tansiyon zaten yükselir. Bu nedenle tansiyonu düşük olan kişilerin ileride tansiyon hastası olma riskinin kan basıncı normal olan kişilere göre biraz daha düşük olması beklenir. Yani tansiyonu düşükler yüksek tansiyon açısından daha şanslı olabilirler. Düşük tansiyon çoğu kez korkulacak bir durum değildir.

Gelelim tansiyonun düşmesine. Tansiyonu normal veya yüksek olan birisinde tansiyonun düşmesi ise daha önemli olabilir, özellikle yaşlılarda. Tansiyon düşmesi düşmelere, bayılmalara, kırıklara yol açabilir. Mutlaka nedeni araştırılmalıdır. Bulantı, kusma, ishal tansiyon düşüklüğüne neden olabilir. Tansiyon hastalarının bulantı, iştahsızlık gibi nedenlerle beslenmeleri bozulur ve tansiyon ilaçlarını almaya devam ederlerse tansiyonları düşebilir. Baş dönmesi, halsizlik tansiyon ölçmenin yerine geçmez, tansiyon düşüklüğünü anlamanın tek yolu tansiyon ölçmektir. Tansiyon düşmesi ciddi bir durum olabilir, mutlaka bir sağlık kuruluşu ile temasa geçilmelidir.

Tansiyonlu, sağlıklı bir yaşam dileklerimle.

Prof. Dr. Tekin Akpolat

NOT: Burada okuduklarınız genel bilgilerdir, doktorunuza danışmadan tedavide değişiklik yapılması sakıncalı olabilir.

Her türlü yayın hakkı saklıdır©

Bilimsel amaçlarla kaynak göstererek alıntı yapılabilir

Daha ayrıntılı bilgi için: www.tekinakpolat.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir