AnaSayfa / Duyurular / ZENGİN NE YER(MİŞ) FAKİR NE YER(MİŞ)

ZENGİN NE YER(MİŞ) FAKİR NE YER(MİŞ)

Hekimlikte kıdemlenince meslekteki değişimleri yaşayarak öğreniyorsunuz. Zamanla yeme içme tercihleri de değişiyor. Meslekteki değişim konusundavereceğim en çarpıcı iki örnek metformin içeren insülin direnci/şeker ilaçları ve ilaç verilerek çekilen böbrek filmleri. Önce asistanlık dönemim sonra yeme içme faslı.

1.Asistanlığım döneminde metformin içeren şeker ilaçları hep geri planda idi, tercih edilenler başka ilaçlardı. Şimdi ise hastanın insülin kullanması gerekmiyor ise genellikle ilk ilaç, hatta insülinle birlikte bile kullanılıyor. Hatta zayıflamak için bile kullanılıyor.

2.Bundan 30 yıl önce ultrasonografi çok azdı, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme ise hiç yoktu, böbrek hastalıklarına tanı koymak da zordu. O zaman intravenöz piyelografi denilen boyalı böbrek filmi vardı, şimdi çekilmiyor bile, herhalde en son 25 yıl önce istedim. Boyalı ilaçlar yani kontrast madde kullanımı ile yapılan tetkikler böbreğe zarar da verebilir. Boyalı ilaçlarla böbrekve idrar yolları hastalıklarına tanı koyabilmek için böbreğin ilacı süzebilmesi gerekir. Böbrek yetmezliğinde yani böbreğin süzme görevini iyi yapamadığı durumlarda daha fazla boyalı ilaç vermek gerekebilirdi. Bu durum da böbreğe zarar verme ihtimalini arttırabilirdi. Şimdi ise böbreğin süzme görevi azıcık azalsa (üre, kreatinin yükselse) aman boyalı ilacı (anjiyografi, tomografi) mümkünse hiç kullanmayalım diyoruz, nereden nereye.

Yazıya böyle başlamamın nedeni değişimi, değişimin önemini vurgulamak. Gelelim yeme içme faslına.İlk dikkatimi çeken sigara olmuştu. Bir zamanlar doktorların sigara reklamı yaptığı düşünülünce değişimin boyutları daha iyi anlaşılabilir. Yani tarihte önce zenginlerin içtiği, fakirlerin ulaşamadığı ürünlerden birisi sigara.

İkinci örnek şeker. Şekere ilk zamanlar sadece zenginler ulaşabilirmiş. 16. yüzyılda İngiliz aristokratları şekere o kadar düşkünmüş ki dişleri şeker yüzünden dökülecek hale gelmiş. Kraliçe Elizabeth’in dişleri kapkara imiş. Napolyon’un eşi Josephin’in de dişleri o kadar kara imiş ki ağzını açmamak için en komik fıkralara bile sadece gülümsermiş.

Üçüncü örnek tuz. Ziyafetlerde zenginlere çok tuzlu, fakirlere az tuzlu yemek servis edilirmiş.

Alkoldiğer bir örnek. Zenginler daha çok alkol tüketirmiş. Fakirler ise su içermiş. Fakirlerin su içmesi Amerika’da avantaj (sular temiz), Avrupa’da ise dezavantaj (sular kirli) imiş.

Zenginler daha çok protein (et) aldıkları için gut hastalığına daha çok yakalanırmış.Bunda alkolün de katkısı vardır. Gut kralların hastalığı olarak bilinir. İngiltere kralı VIII. Henry, Voltaire ve Benjamin Franklin tarihteki meşhur gut hastalarıdır. 1799 yılında James Gillray (politik karikatürün babası kabul edilir) tarafından yapılan resim çok meşhurdur, dönemin peruklu asilzadelerini tanımlar. Günümüzde gut hastalığına yol açan nedenlerden birisi de fruktozdur (nişasta bazlı şekerde fruktoz fazladır).

Sağlıklı beslenmenin bir yöntemi de vejeteryanlık yani hayvansal ürünler tüketmeme yani bitkisel beslenme.Ortaçağda zenginler daha çok hayvansal, fakirler daha çok bitkisel gıdalarla beslenirlermiş.

Örneklere devam.

Zengin:Beyaz francala ekmek

Fakir:Esmek ekmek

Zengin:Pirinç

Fakir:Bulgur

Zengin:Margarin

Fakir:Tereyağ

Zengin:Lüks lokantalarda daha renkli olsun diye salata üzerine sarı mısır

Fakir:Domates, biber, marul, salatalık, soğan salatası

Zengin:Sosis, salam gibi işlenmiş et

Fakir:Ne bulursa

Zengin:Aşırı baharat

Fakir:Ne bulursa

Zenginlerin yeyip içtiklerinin alışkanlık haline gelmesi için eski dönemlerde bile sağlıklı olduklarına inanılması, sağlıklı diye reklamlarının yapılması (alkol, sigara ve şekerin bile) önemli rol oynamış. Aynen günümüzdeki gibi. Ancak günümüzde bir maddelerin zararlı olduğunun anlaşılması için asırlar geçmesi gerekmiyor. Ama bu sefer süreç biraz farklı işliyor, yararlı, etkili olduğu iddia edilen bir besinin herhangi bir hastalıkta yararsız, etkisiz olduğunun anlaşılması zaman alıyor, yararsız etkisiz olduğu ortaya çıksa bile o şekilde pazarlanmaya devam edebiliyor, nasıl olsa inananlar çıkıyor. Sanırım yararlıdır, etkilidir modası ile tüketilen besinler hakkındaki olumlu yargıların bir süre sonra nasıl değiştiğini/değişebileceğini anlatabildim.

Beslenme, gıdalar konusunda araştırma yapmak çok zordur, hele tek bir gıda üzerinde araştırma yapmak nerdeyse imkansızdır. Beslenme konusunda tek doğru yoktur, tek doğru olması da mümkün değildir. Hepimizin bünyesi farklı değil mi. Her kim ki size tek doğru, tek gıda dayatıyorsa, hele de kendisinin en doğru olduğunu söylüyorsa ona inanmayın. Bir de sizden para istiyorsa, size bir şey satmaya çalışıyorsa (örneğin bilmem ne otu, herşeye yarar bitkisi, süper karışım, gençlik iksiri, kanser mucizesi…)yanından hızla uzaklaşın.

Özetle, moda diye para kaptırmasak iyi olur. Bu arada enginar ve bezelye de hayvanlara yedirilmiş.

Prof. Dr. Tekin AKPOLAT

Sağlıklı yaşam nedir ne değildir: Tıklayın

NOT: Burada okuduklarınız genel bilgilerdir, doktorunuza danışmadan tedavide değişiklik yapılması sakıncalı olabilir.

Her türlü yayın hakkı saklıdır©

Bilimsel amaçlarla kaynak göstererek alıntı yapılabilir

Daha ayrıntılı bilgi için: www.tekinakpolat.com

Resim için kaynak: https://onlinelibrary.wiley.com/doi/pdf/10.1002/art.1780040104

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir